Objektif gazetecilik günümüzde zorlu görevlerden biri haline geldi. Gazetecilik kâğıdı karalamak ya da okuyucuya istediği veya reddettiği fikirleri dayatmak değil bilakis ciddiyet, sebat, takip ve doğru sözü gerektiren, hepsinden önce de tüm okuyucuların görüşlerine saygı göstermektir.
Kendisine ve okuyucuya saygısı olan gazeteci, onlarla gurur duyar ve her şeyden önce de onların kaygılarına uyması gerekir. Aksi takdirde okuyucularına ve şöhret, eğlence ve para kazanma amacı gütmeyen gazetecilik mesleğine " hainlik" etmiş olur. Gazetecilik, gerçekleri gösteren, rötuşsuz, yalansız bir şekilde doğruları aktaran bir meslektir.
İki gün önce Irak hakkında bir makale yazmak istediğimde, hayrete kapıldım. Çünkü hangi alanda yazacağımı daha doğrusu Irak'taki hangi endişelerden bahsedeceğimi bilmiyordum!
Irak'ta yaşanan korku ve endişeler, sıkışık ve gerçekten iç içe girmiş vaziyette. Hangi kaygıdan bahsedeceğimi bilmiyordum fakat kalemim bazı şeyleri yazmamı gerektirdi.
-
Sel korkusu
Uzun sıkıntılar, düşünceler ve incelemelerden sonra, Iraklıların yaşamış olduğu "yağmur korkusu" konusunda yazmaya karar verdim. Iraklılar özellikle de fakir olanlar hayatları, malları ve evleri hakkında endişe duyuyorlar. Hükümetin hizmet veren kurumları, insanların her alanda hayatını alt üst eden yağmurlar karşısında çaresiz. Çoğu hükümet yetkilisi, apaçık ortada olan bu başarısızlığını temize çıkarma girişimi doğrultusunda, yağmurların Irak'ın kapasite gücünden daha büyük olduğunu vurguladı! Maliki, Çarşamba günü isim vermeden, özellikle yağmurun başladığı ilk saatte sellerle sulara boğulan – hala da boğulmaya devam eden- Bağdat'taki kriz konusunda bazı tarafları suçladı.
Diğer bölgelerin de doğrusu Bağdat'tan pek bir farkı yok. Bazı yerel televizyon kanalları, Nasiriye, el-Mesna, Kerbela, Necef, Diyala ve diğer şehirlerin içinde bulunduğu acı tabloyu aktardı.
Iraklılar il genel meclisleri ve belediyelerdeki yetkililerin karşılıklı suçlamaları arasında kayboldu gitti. Herkes topu başkasına atıyor. Hastaneler, evler, ibadethaneler, okullar, üniversiteler kısacası her yer seller altında. İnsanların mal ve mülkleri büyük zarar görüyor.
Maliki hükümeti, ülke genelinde yayılan huzursuzluğu yatıştırmak amacıyla çarşamba gününü yağmur dolayısıyla resmi tatil yapmaya karar verdi. Aynı şekilde hükümet geçtiğimiz çarşamba ve perşembe günlerini de sular çekilene kadar tatil etmişti.
-
İdam korkusu
Sonra biraz durdum ve şöyle dedim kendi kendime: Iraklılar bir şekilde yağmurun çizdiği bu acı tabloya dayanabilirler. Ancak ya idam konusu?! 19/11/2013 Salı günü, Maliki hükümeti idamın durdurulması yönündeki tüm iç ve dış taleplere meydan okudu. 19 kişiyi sözde terör bahanesiyle idam etti. Adalet Bakanı Hasan el- Şemmeri infaz kararının 7- 17 Kasım da gerçekleştirildiğini söyledi. İddiaya göre bu tutuklu 19 kişinin terör eylemlerini yürüttüğüne dair ellerinde kanıtlar bulunmaktaydı.
-
Tutuklama kaygısı
Daha idam meselesini düşünürken, hükümet 18/11/2013 tarihinde, sadece bir gün içerisinde başta Diyala, Vasit ve Musul olmak üzere Irak genelinde 200'den fazla kişiyi tutukladı.
-
Tehcir ve suikast korkusu
Bir de beni şaşkına çeviren ailelerin tehcir meselesi var. Âlimler, vaizler, imamlar ve aşiretleri hedef alan tutuklamalarda, cinayet ve terör suçlamaları gerekçe olarak öne sürülüyor. Son olarak Bağdat'ın kuzeyindeki Gazaliye bölgesinde yer alan el-Hadisi camii imam hatibi Kasım Habib el-Meşhedani, hükümet güvenlik güçlerine ait bir kontrol noktasında açılan ateş sonucu infaz edilmesi bunlardan yalnızca birisi
-
Patlama korkusu
Daha sonra 20/11/2013 Çarşamba günü, başkent Bağdat'ın 7'den fazla bölgesini vuran, ardında 30 ölü, 100'den fazla yaralı bırakan patlamalar sebebiyle sarsıldım.
Irak'ta nereye bakarsanız bakın bir korku, bir kaygı göreceksiniz…Ülkenin içinde ve dışında caddelerinde, camilerinde, hastanelerinde, hapishanelerinde kısacası her yerde kederli ve mazlum milyonlarca Iraklı bulacaksınız.
Birbiriyle bağlantılı ve iç içe geçmiş korku ve endişe ülkenin her köşesinde… Bu durum, Iraklıların vücutlarını adeta kemirip, hayatları mahvediyor. Bu endişeler ne zamana kadar devam edecek? Irak ne kadar daha bu insanlık dışı duruma sahne olacak?
Casim el-Şemmeri'nin HEYET Net Arapça sitesinde yayınladığı bu makale Türkçe okurlarımız için çevrilmiştir.
![]()